bıdıbıdı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bıdıbıdı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazartesi, Mart 12, 2012

istanbul film festivali başlıyor…

!F e üşendim, bari buna -en azından 1-2 filme- gidebilmeyi umuyorum…

image

biraz inceledim, ilgimi çeken filmler var… Mesela The Best Exotic Marigold Hotel. Emekliliklerini Hindistan’da geçirmeye karar veren bir grup İngilizin macerası… Ben de zaten bu aralar emeklilik olayına kafayı yoruyorum… Neden emekli değilim?

Emekli olsaydım eğer, çeşit çeşit peynirle ve bahçemden yolacağım maydanoz, çıtır biberlerle kendime güzel bir kahvaltı sofrası kuruyor olurdum... ve ayaklarımda terlikler olurdu, hava güzel, ben güzel, sen güzel olurdun. bunun yerine karla karışık yağmur yağıyor ve ben metrobüsün camından dışarı bakıyorum. ayağımda terlik olmadığı da kesin. ve bir an için maydanoz yerine saçlarımı yolasım geliyor (puhaha).

neyse özetle festivale dönecek olursak; 
marigold oteli’nin çok ilgimi çektiğini sanmam 5 dk.ımı alıyor. muhtemelen ona değil, bana göre efsane Persepolis’in yaratıcısı Marjane’in son filmi Azrail’i Beklerken’e gideceğim… bir de belki dogtooth’un yönetmeninin son filmi Alpler’e hehhe:)

Perşembe, Şubat 03, 2011

günlüğe dönüşen blog

azimle 3 kilo verdim. darısı diğer 3 kilolara… bu aralar hiçbirşey yapmadığımdan blog’umda da boş boş konuşabilirim diye düşünüyorum.

bazen evde öyle takılırken, kitap okurken, tv izlerken, çekirdek yerken felan birden müziğim geliyor! anında kapatıyorum elimdeki işi, hemen müzik açıyorum. sonra bazen abi dans edesim de geliyor. utanmıyorum doğrusu kalkıp oynuyorum. bugün bu durum daha da acayipleşti. halay çekesim geldi. tek başına da çekilir mi ki lan diye duraksadım tabi (deliysek o kadar da değil)… brit pop, alternatif rock, new age, rock n coke’lu günler bir yana, derinlerden gelen bu duygu beni yanına aldı ve ehlileştirdi… sonuçta ne mi oldu… tabiki 47.saniyeden sonra utanmadığımı tahmin edersiniz…  :)luri luri luriiii!

Pazar, Ekim 24, 2010

s1_weekends volume bilmem kaç?

imagediyebilirim ki bütün pazar kitap okudum; “brida”

öğleden sonra şabaniye izledim… o ne güzellik öyle şabaniyem! (şabaniye hani töre cinayetinde yavrusu öldürülmesin diye adile naşit’in oğlu şaban’ı kadın kılığına soktuğu film…) ikinci molamsa biraz bilinçsizce oldu; up’ı gördüm ve kendimi bi daha izlerken buldum. veeee ah nasıl unuturum(gırrrrr) kışlıkları çıkarttım… “bir” dolaba sığmanın yolunu seneye kesin bulacağıma söz vererek… ve giymediğim tüm kıyafetlerimi başkalarına vereceğime yemin ederek. mütevazi olacağım. ve mutlaka 5 kilo vereceğim. gırrrrr…

haftasonu bir de çoğunluk’a gittim… yeni sinemacıların yeni filmi. beğendim ben.

böylece geçti işte bir haftasonu daha… yeniden brida’ya gömülmeden hemen önce jeff buckley abimizden grace dinleyesim var… siz de dinleyin… cheers,

Cumartesi, Ekim 09, 2010

migros sanal market mucizesi

Dün gece 2’de, basbaya uyumadan önce, migros sanal markete girip eksik-gedik ne varsa bir güzel alışverişimi yaptım! Siparişler demin geldi… Yolda (bir arkadaşım sağolsun tanıştırdı, günlerdir bu grubu dinliyorum:) )  eşliğinde bir ritme bağladım, şimdi mamalarımı yerleştiriyorum…

Zaten ambalajlı alacağın ürünler belli.. karpuz-kavun hesabı mıncık çekmeye gerek yok ürüne. ürün belli, sen belli. ha diyeceksin ki migros pahalı… olabilir. ama tamam da kardeşim bu soğukta evinin kapısına kadar da (asansörsüzler dikkaat!) ücretsiz getiriyorlar. benim zaman maliyetimi, sinir ve buhranımı hesaplarsan aradaki fiyat farkına değer yani. bence.

Felsefe şu: ağır ne varsa alacaksın; 6’lı soda, 6’lı cola, 6’lı miller, domestos çamaşır suyu, dana boy persil detarjan, öküz boy vernel yumuşatıcı vs vs.

Ayrıca bu sefer dur bakkem nası getirecekler deyip hagendazs cheesecake dondurma da sipariş ettim. Meğer araçta buzdolapları varmış, hani bozulacak şeyleri oraya koyuyorlarmış… miss misss…

buyrun Yolda’yı siz de dinleyin;

image

Çilli güzelim, Yeniden, 6-30 Vapuru hemen dinlene…

Related Posts with Thumbnails

en çok okunan top10 şaheser