Perşembe, Haziran 04, 2009

üşengeç haller

ya insan bazen nasil da üşengeç oluyor allahım...

bu aralar mesela tuwalete gitmeye üşeniyom (ayıptır söylemesi...) insan sıçmaya üşenir mi çüşş dediğinizi duyar gibiyim... yani böyle bir duygu nerden musallat oldu ah hiç sormayın! geçen hafta penguen veya uykusuzda bir yazı okudum; sıçmak üzerine... detaylı olarak prosesi anlatmış adamlar ve hakkını verdiğinizde ne kadar da uzun, meşakkatli bir süreç olduğunu, ne çok iş yaptığınızı anlıyorsunuz. çok hak verdim ben o yazıya...

bir de çamaşır yıkamak tamam da; toplamasına çok üşeniyorum. Baktım demin kurumuşlar, toplamadım tabi, hemen üşendim. şimdi bugun perşembe, haftaya bugun kadın var... 1 hafta bekleseler tozlanırlar mı? kadın gelince ama ütüyü basınca, o tozlanmadan mütevellit oluşan mikroplar coss diye ölmez mi... ölür gibime geliyor...

her türlü faks işine çok üşeniyorum. biri benden birşeyi fakslamamı isterse bütün tadım kaçıyor...

oje sürmek tamamda çıkartmasına çok üşeniyom. git pamuğu al, asetonu damlat, çıkart felan filan... yetmedi, haaaydiii ikinci pamuk vakası...

iş yerinde olsun evde olsun su içmeye de üşeniyorum.. görünmez biri ben her istediğimde su getirse ben de kana kana su içsem ne güzel olur... Haydi diyelimki kalktım yerimden su içmeye gidiyorum artık, anam bu seferde aşılamaya çok üşeniyorum.. bu su sebilinden sırf soğuk alıncada çok soğuk oluyor, azcık (%10-15 gibi) sıcak suyu ekleyince namussuz nasılda tam içimlik oluyor! ama işte uzun iş..... o yüzden bazen tamamen soğuk su alıp yerime gidiyom, sonra ısınmasını bekliyom... içmeyi 1-2 saat unutursam, su tozlanmış gibime gelsede içiyorum o suyu... çünkü hem yazık suyu dökmek olmaz, hem de kalkıp su almak uzun iş. mikrop varsada mide asitlerime güveniyorum.

Dave Matthews Band yeni albüm çıkartmış. önce ciwelek gibi nasılda sewindim.. şimdiyse dinleyip, yeni şarkılarını öğrenmeye çok üşeniyorum. o yüzden eski albümlerini dinlemeye dewam ediyom...

saçımı taramaya da bazen üşeniyorum... (bazen derken kendime moral olsun diye... esasen her zaman üşeniyorum..) kıvırcık zaten canım, düz saç olsa taranır, ama kıvırcık saç taranmaz diyorum içimden... çünkü kıvırcık saçı tararsan kabarır ve buluta dönüşür... o yüzden meliha havalarinda geziniyorum... hele birisi saçların yok yok güzel diyince içimden taramadığıma nasılda seviniyorum off belli değil...

ama enerjiğim yanlış anlaşılmasın ahaha :) iş seçiyorum iş.. her işi beğenmiyorum.

kendimi sulamaya üşenirken misal balkondaki çiçeklerimi sulamaya hiç üşenmiyorum.

sonra kendime zeytinyağlı yemekler yapıyorum, ona da hiç üşenmiyorum bu aralar...

ha bir de erik kurulumuna (kendisini yıkamak ve tuz tabağı oluşumu) hiç üşenmiyorum... ayrıca artık tuz ayarında da mükemmelleştim. eskiden pel pel bir sürü sulanmış-kurumuş tuz kalırken, şimdi tam ayar yapıyorumm! anam erik bitiyo, tuzda bitiyo...

yazı yazmayada üşenmem bak... ahanda yazı yazı yazı

off çok susadım..

şimdide uyu, uyan, işe git... halbukisine uyu uyan, plaja git, yan gel yat demi.........


Duman I albumunden Yalan'ı dinliyorum, nefssss sizde dinleyin...
http://fizy.com/s/15vm8e

Hiç yorum yok:

Related Posts with Thumbnails

en çok okunan top10 şaheser