Pazartesi, Mayıs 11, 2009

ah çeşme, vah çeşme...

İskenderun'da okuduğum ilkokulun bahçesinde kocaman, mermerden bir çeşme vardı. Tenefüslerde susayınca bu çeşmeye gider, avcumuzu musluğa dayayıp bir güzel su içerdik... Günlük rutindi yani öyle enteresan birşey değil. Eliniz çok tozlu veya pisse (çocukken bazen eliniz pis olabilirdi) imdada akordiyon bardaklar yetişirdi...

Sonra ben dahada küçükken (okul öncesi Sivas'tayken) eve gayet uzak bir çeşme vardı. Çocukken yasaklar çevrelerdi hayatı; mesela güneş batmadan evde olunur, balkonda yenilen kirazların çekirdekleri karşı komşunun balkonuna atılmazdı... çok kızdırsalarda diğer çocuklar dövülmemeliydi... sonra işte bir de o çeşme vardı. O çeşmeye gitmek yasaktı! Ben tabi hergün oradayım... :)

Bu çeşme ayrıca çocukluğumun diğer çeşmelerinden biraz daha farklıydı... Bir kere musluğu yoktu, su hep akardı... Ayrıca yanından sarkan zincirli demirden bir tası vardı... isteyen onu bardak gibi kullanarak su içebilirdi. Demirbaş tas pek hijyenik bir uygulama olmasada :) bu çeşmeye gelip o tastan su içmenin keyfine doyamazdım......

Çocukluğumu şöyle bir düşündüğümde; çeşme günlük hayatın bir parçasıydı... Şimdiyse çocukluğumun diğer unsurları gibi kayboldular işte...

Bugün beşiktaş vapur iskelesinin oralarda yürürken, bir anda bir çeşmeye rastladım... Çok şaşırdım... hatta "aaaaa, çeşmeee!!" deyivermişim :) Sonrada mutlu bir tebessümle ona doğru yaklaştım... Şaşkınlıktan su içmeyide akıl edemedim, yalandan ellerimi yıkamakla yetindim (kabaran saçlarımı ıslattım bide ahaha bilirsiniz...)

Aslında şimdi anlıyorum; o an çeşmeyi içimdeki çocuk tanımıştı, benimse anlamak için eve gelip bu yazıyı yazmam gerekecekti........

Not:
Evet, inanmicaksiniz ama küçükken saçlarım aşağıdaki gibi düzdü...
Kendisi giderek kabardı...
ve bugunku formuna(!) kavuştu...









2 yorum:

PINAR dedi ki...

ben bu yazıda sac kısmına takıldım:) gozumun onune tatillerde cevhere teyzenin onunde oturup saclarını taratman geldi, coooook kucuktum ama o goruntu aklıma kazınmıs:)) bir de sacımıza yaptırdıgımız renkli ip - o ipin adı neydi ki ya? bana kıskanmayayım diye yaptırdılar muhtemelen

s1 dedi ki...

:))) evet ya... saçlarımın çok olması mıııı yoksa öyle acayip(?) karışması mıydı sorun tam hatırlayamıyorum.. benim de aklımda kalan o seansın çok uzun ve acı verici olduğu... işte o yüzden "saç taraMAmak moda oldu!" diyerek 80'lerden bu yana olabildiğine kaçındım bu aktiviteden... hatta biraz önce canım ailem'deki meliha ya bakıp ne güzel işte dağınık ve kabarık!:) diye geçirdim içimden...
anacım o ipin adı neydi hatırlayamiyom ama halen hastasıyım :::)) bugun görsem yine tutturabilirim istiyom diye!

Related Posts with Thumbnails

en çok okunan top10 şaheser